"Biz her insanın,
hangi ülkede yaşarsa yaşasın,
güzel bir çocukluk geçirme
hakkına sahip olduğuna
inanıyoruz"Sabri Ülker
Yıldız Holding Kurucu ve Onur Başkanı
Akşama babacığım unutma Ülker getir...
Çocuklarla Ülker markası arasındaki sıkı dostluk
Ülker'in kurumsal sosyal sorumluluk tarihi marka tarihi kadar eskilere dayanıyor.
1980 öncesi daha çok hayırseverlik temelli ilerleyen, takip eden yıllarla kurumsal niteliği yüksek projelerle devam eden ama 1990'lı yıllardan sonra kurumsal disiplin kazanan sosyal
sorumluluk projeleri 21. yüzyılda yeni bir bakış açısıyla yeniden yorumlandı. Bilgi, beceri, tecrübe ve kaynakların seçilmiş bir alana yöneltilerek verimliliğin artırılması hedeflendi. Bu hedef çocukları işaret etti. Sosyal Sorumluluk konusundaki ana duyarlılık alanı çocuklar olacaktı
"Önce Çocuklar" denildi.
Geçmişte pek çok farklı alanda sosyal sorumluluk projeleri desteklenmekle birlikte ibre daima çocuklardan yana olmuştu. Kurucu Sabri Ülker'in çocuk ve mutluluk üzerine motto olan sözü her ne kadar 1940'lı yıllarda söylemiş olsa da zaman "Her insanın mutlu çocukluk geçirme hakkı vardır" cümlesini eskitemedi. Her yeni dönem bu söze zengin anlam yükledi. Bir diğer neden ise Yıldız Holding'in kurucu markası Ülker'in simgelediği 'devamlılık' kavramı ile de yakından ilintiliydi. 1944 yılından bu yana Ülker markası ile onlarca kuşak yetişti. Markanın 65. yılının kutlandığı 2009 yılında yapılan araştırmalar, markanın toplumda 'mutlu anlarla' özdeşleştiğini ve insanların çocukluklarında Ülker ürünü ile yaşadıkları bir mutlu anı hatırladıklarını gösterdi. Ülker markası insanların hayatlarına çocukluklarında giriyor ve yetişkinliklerinden yaşlılıklarına dek hayatlarında yer alıyordu. Bu 1940'larda da 1980'lerde de, 2000'lerde de böyle olmuştu. Gelecekte de bu sıkı dostluk devam edecekti.
Çocuk ve spor
Ülker'in çocuklara yönelik sosyal projelerinin geçmişi neredeyse endüstriyel tarihi kadar eski. Günümüzde geliştirilen projeler 'Önce Çocuklar' başlığı altında geçmişten de ilham alınarak hazırlanıyor, zenginleştiriliyor. Sosyal sorumluluk projeleri kültür- sanat ve spor olmak üzere iki ayrı temel üzerinde yükseliyor. Ülker, 2005 yılından bu yana basketbol ve futbolda ilgili federasyonlarla yaptığı işbirlikleri ile geliştirilen projelerde 100 bine yakın çocuğun spor yapmasını sağladı. Yıldız Holding'in ağırlıklı olarak Ülker markası ile çocukları spor yapmaya teşvik etme konusundaki çabasının üç önemli hedefi var:
- Çocukların hayatına hareket katmak, hayatlarında fark yaratmak,
- Çocukların fiziksel ve sosyo-kültürel gelişimlerine katkıda bulunmak,
- Spor yatırımlarını, sosyal sorumluluk bilinci içerisinde çocuklara da değecek şekilde geliştirmek.
Ülker'in bu üçlü hedefi Yıldız Holding gıda şirketlerinin 'Dengeli Beslenme… Aktif Olma… İyi Yaşama ve Sağlıklı Nesiller Yetiştirme' ana fikri ile de çok yakından ilgili. İyi yaşam sürecek sağlıklı nesillerin yetiştirilmesinde dengeli beslenmenin yanı sıra aktif bir yaşam tarzını teşvik eden projeler arasında spor, elbette en önemli yeri tutuyor.
Çocuk ve Sinema:
Çocuklar için sinema fikrinin olgunlaşma sürecinde araştırmalara kulak verildi ve bu konudaki veriler değerlendirildi. Yapılan araştırmalar Türkiye'deki 5-14 yaş arası 12 milyon 800 bin çocuğun yüzde 1'inin bile sinemaya gitmediğini ortaya koydu. Sinema izleme alanında ciddi bir yoksunluk söz konusuydu. Araştırmalar toplumda sinemanın pahalı bir aktivite olarak algılandığını ve genellikle AB SES grubu tarafından takip edildiğini gösterdi. Küçük şehirlerde sinemaya gitme oranı daha da düşüktü ve sinemaya gitmek büyük bir sosyal olay olarak değerlendiriliyordu. Ailelerin ve dolayısıyla çocukların sinemadan uzak kalması pedagoglara göre onların gelişiminde eksiklik yaratıyordu. Pedagoglar, sinemanın çocuğun ruhsal ve sosyal gelişiminde büyük katkısı olduğu görüşünü savunarak, iki nokta üzerinde önemle duruyorlar:
- Çocuklar, 7 yaşından sonra kendine kahramanlar seçerler ve onlarla özdeşleşirler. Bu nedenle filmlerdeki kahramanların onların karakteri üzerinde önemli etkisi olur.
- Aynı zamanda çocuklar topluluk içine girerek sosyal olmayı öğrenir.
Dikkate alınan araştırmalardan biri de TGI'nin (Target Group Index) Sinema İzleyicileri Hedef Kitle İndeks Analizleri başlıklı araştırması oldu. Bu araştırma pedagogların sinema ve sosyalleşme konusundaki görüşlerini destekler nitelikte. Araştırma sonuçları diyor ki: "Sinemaya gidenler yeniliklere daha fazla açık, teknolojiye düşkün, daha sosyal ve doğayı koruma konusunda daha duyarlı bireylerden oluşuyor." Bu araştırma gösteriyor ki; çocukların sinemaya gitmelerini desteklemek onlara sadece keyifli bir seyirlik sunmak manası taşımıyor. Çocuklar elbette sinemada keyifleniyorlar, heyecanlanıyorlar ama bunun ötesinde sosyalleşme yolunda önlerinde bir kapı açılıyor. Ülker markasının daha katılımcı aktif ve sağlıklı bir nesil yolundaki uğraşları için sinema iyi bir vasıta oluşturuyor.



